Harput'un Müzik Kültürü
Harput’da Geleneksel Müzik İcrası

Kürsübaşı/Kayabaşı/Havuzbaşı adlarıyla anılan uygulamalar, mevsimsel durumlar da dikkate alınarak, evlerin sofalarında, sıcak yaz günlerinde kayabaşı diye anılan toplanma yerlerinde veya düğün-dernek gibi ortamlarda kurulan musiki meclislerinde bir araya gelen Harput’un musikişinas insanları tarafından düzenlenmiştir. Önemli birer sosyal etkinlik olarak kültür tarihi içinde kendine yer edinen bu uygulamalarda insanlar duygularını ifade etme imkânı bulmuşlardır.Harput’taki bu kültürel yapı sadece bölgede yetişmiş insanların değil birçok araştırmacının ilgisini çekerek çeşitli araştırmalarda önemle üstünde durulan bir husus olmuştur. Harput’taki bu kültürel yapı sadece bölgede yetişmiş insanların değil birçok araştırmacının ilgisini çekerek çeşitli araştırmalarda önemle üstünde durulan bir husus olmuştur. Halil Bedi Yönetken’in Folklor Arşivi için hazırlamış olduğu, “Derleme Notları” adlı eserinde “Elazığ Müzik Folkloru” başlığı altında şu bilgilere yer verilmiştir; “Harput’un yakın hayatına yetişmiş olanlar oranın vaktıyla nasıl bir müzik ve zevk merkezi olduğunu anlata anlata bitiremiyorlar. Yukarı şehir adını taşıyan Harput’ta vaktıyla halk, yaz mevsiminde, ekseriya Cuma günleri, Kayabaşı, Kale, Kurey.. gibi mahallelerde toplanır eğlenirlermiş. Buralarda yenilir içilir, şarkılar, türküler, yüksek mayalar söylenirmiş. En enteresanı mesela Kayabaşı mahallinde güzel seslilerden bir grup veya çok tiz ve gür sesli bir solist bir maya söylerken, diğer mahallelerde toplananlar onları dikkatle dinler, sonra onlara mesela Kuray aynı şekilde cevap verir, onu da kaledekilerin konseri takip edermiş. Bu müzik törenini bütün Harput şehri gecenin sükunetinden istifade ederek dinlermiş…” (Yönetken, 1966: 96) 

  • Harput Peşrevi - Harput Musikisi
  • Karmı Yağmış Şu Harput'un Başına - Harput Musikisi
  • Ahçik - Harput Musikisi
  • Yüksek Minare - Harput Musikisi
  • Çatal Kaya - Harput Musikisi
  • Tevekte Üzüm Kara - Harput Musikisi
  • Çat Çat Çaldım Kapıyı - Harput Musikisi
  • Dersim Dört Dağ İçinde - Harput Musikisi
  • İnişte Yokuşta - Harput Musikisi
  • Tevekte Üzüm Kara - Harput Musikisi
  • Kibarım - Harput Musikisi
  • Al Yanaktan - Harput Musikisi
  • Oy Oy Demeğe Geldim - Harput Musikisi
  • Elazığ Tepeleri - Harput Musikisi
  • Kesik Hoyrat - Harput Musikisi
Update Required To play the media you will need to either update your browser to a recent version or update your Flash plugin.

Harput’ta Kürsübaşı uygulamalarındaki müzik meşkleri genellikle bir fasıl anlayışı içerisinde icra edilmiştir. Bu icra düzenini, Fikret Memişoğlu Beşiri makamını örnek göstererek: “Mesela Beşiri makamını ele alalım; Rast faslına benzeyen bu makam başlanırken, makama aşina olan okuyucu, sazın beşiri ayağı tutması yani peşrev yapması ile Divan Edebiyatı örneklerinden okuyucunun zevkine göre seçilmiş bir gazelle ağır havaya başlar.
Gazeller dört perde üzerinden söylenir. Birinci perdeye pes perde, ikinci perdeye üst perde, üçüncü perdeye tiz perde, dördüncü perdeye düz perde veya bağlama perdesi denir. Bu Harput’taki perde adlarıdır. Halk birinci perdeye başlaması, ikinci perdeye aşması, üçüncü perdeye çıkması, dördüncü perdeye de yıkması der. Her perde, bir gazelin iki mısraı ile söylenip, diğer perdelere geçilir. Ve her perde değiştikçe ara nağme de yalnız tizlik bakımından değil, melodi bakımından da farklı nağmelerle çalınır ve söylenir…

…gazelin bitiminden sonra ahenge devam edilerek, Harput ağzı ve tavrı ile ‘İndim Yârin Bahçesine’ gibi bu ayaktan söylenen bir türküye geçilir. Güzel sesliler tarafından bu türkülerin bir iki kıtası okunduktan sonra sesine ve nefesine güvenen bir okuyucu tarafından da solo olarak bu makamın Kayabaşısı söylenir. Buna halk arasında Beşiri Hoyrat denilir. Aynı makam içinde olmakla birlikte kendisine has ayrı bir ayağı ve ara nağmesi olan Beşiri hoyrat ya tamamen söylenip bitirilir yahut iki satırdan sonra araya bir türkünün bir kıtası sokularak, tekrar Beşiri hoyrata dönülüp bu yüksek hava böylece bitirilmiş olur. Hoyratın bitiminden sonra, ‘Ört ki Yazman Yırtıla’, ‘Bahçelerde Meleme’, Görmedim Alemde’  türküleri gibi çok neşeli ve hareketli şıkıltımlara geçilir…Klasik tertip yukarıda söylenen sıradadır. Ancak bu sıra uyulması gereken bir kesinlik ifade etmez…” şeklinde ifade etmiştir. (Memişoğlu, 1988: 9)

İshak Sunguroğlu da Harput Yollarında eserinin 3. cildinde Harput’ta müzik icrasını fasıl anlayışı içerisinde göstererek, farklı makamlardaki fasıl düzenini aynı tertip üzerine örneklendirmiştir. (Sunguroğlu, 1961: 46-71, C.3)
Harput Müziği’nde uygulanan icra, belli bir disiplin ve anlayış içinde ortaya koyulmaktadır. Fasıl adıyla ifade edilen durumu, Savaş Ekici bu konudaki çalışmasında makam adını kullanarak şu şekilde sıralamıştır;
“…Harput’taki her makam;
a. Gazeller
b. Ağır Türküler (Metronomu ağır)
c. Hoyratlar
d. Şıkıltım Havaları (Metronomu hızlı)
olmak üzere dört bölümden oluşmakta ve makam içerisindeki türkü ve şarkılar bu sıra içerisinde icra edilmektedir.” (Ekici, 2009: 44)
Bu tespitler, Harput Müziği’ndeki fasılların temelde hangi sıralamayla icra edildiğini göstermektedir.
Yukarıda da bahsedildiği gibi Harput Müziği belli bir anlayış ve sıralamaya tabi kalınarak icra edilmiştir. Bu uygulamaların standartlaşmış hali ise bizleri, uygulamaların belli bir evreden geçerek geldiği ve köklerinin çok daha eski tarihlerde aranması gerektiği düşüncesine götürmektedir. Bu düzen ile ilgili Taşbilek şunları ifade etmektedir;  “Eskiden Harput meşklerinde önce gazel ile başlanır, ardından ağır türkülerle devam edilir, sonra hoyrat okunup hareketli (şıkıltım) türkülerle bitirilirmiş. Fakat günümüzde insanların müziğe daha çok eğlence ekseninde bakışı, gazel ustalarının azalmasına neden olduğu gibi, bilenlerin de ancak kültürel ortamlarda okuyabilmelerine imkân tanımaktadır. O sebeple olacak son 30-40 yıl içinde kaydedilen Harput fasıllarını incelediğimizde, eser sıralamalarının değiştiğini görmekteyiz.” (Taşbilek, 2012: 26, C.1)
Günümüzde ise, bahsedilen bu uygulamalar, kültürel etkinlikler çerçevesinde düzenlenen organizasyonlarda eski usûllere benzer haliyle yaşatılmaya çalışılsa da yukarıda belirtildiği gibi daha çok geleneksel icra düzeninin dışına çıkılarak sergilenmektedir.

BİBLİYOGRAFYA

ABACI, Tahir, ( 2000), Harput/Elazığ Türküleri, Pan Yayıncılık, İstanbul.
AKDENİZ, İlhan, (2010), “Harput ve Elazığ’da Müzik”, GSED, http://e-dergi.atauni.edu.tr/index.php/GSED/article/viewFile/2319/2326, Erzurum.
AKDOĞU, Onur, (1996), Türler ve Biçimler, Ege Üniversitesi Basımevi, İzmir.
BUDAK, Ogün Atilla, (2006), Türk Müziği’nin Kökeni-Gelişimi, Phoenix Yayınevi, Ankara.
EKİCİ, Savaş, (2009), Elazığ-Harput Müziği, Akçağ Yayınları, Ankara.
Elazığ Valiliği, (1999), Notalarla Harput Musikisi, C.1,Çağ Ofset, Elazığ.
MEMİŞOĞLU, Fikret, (1988), Harput Ahengi, Elazığ Kültür ve Tanıtma Vakfı Yayınları, No: 1, Ankara.
TAŞBİLEK, Şemsettin, (2012), Bize Harputlu Derler Elazığ Müzik Kültürü C.I-II, Başarı Dergisi Yayınları, Bursa.
TURHAN, Salih, TAŞBİLEK, Şemsettin, (2009), Elazığ – Harput Havaları, Elazığ Belediyesi Kültür Yayınları, Cem Veb Ofset, Ankara.
YÖNETKEN, Halil Bedii, (1966), Derleme Notları I, Orkestra Yayınları. İstanbul.